Turkish Journal of Physical Medicine and Rehabilitation 2016 , Vol 62 , Num 2
Serebral palsili çocuklarda Kaba Motor Fonksiyon Sınıflama Sistemi düzeyleri ve tedavi yöntemleri arasındaki ilişki
Sumru Özel 1 ,Canan Çulha 1 ,Sibel Ünsal-Delialioğlu 1 ,İlker Fatih Sarı 1 ,Kurtuluş Köklü 1
1 Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara, Türkiye DOI : 10.5606/tftrd.2016.09069 Amaç: Bu çalışmada serebral palsili (SP) çocuklarda Kaba Motor Fonksiyon Sınıflama Sistemi (KMFSS) seviyeleri ve tedavi yöntemleri arasındaki ilişki araştırıldı; tedavi yöntemlerinin KMFSS seviyelerine göre dağılımları incelendi ve botulinum toksin kullanımına ilişkin Avrupa Uzlaşı Bildirisi tedavi yöntemleri kaba motor fonksiyon grafikleri ile karşılaştırıldı.

Hastalar ve yöntemler: Ocak 2014 - Aralık 2014 tarihleri arasında SP tanısı ile hastanemizin pediyatrik rehabilitasyon ünitesinde yatarak tedavi gören 187 çocuk hastanın (108 erkek, 79 kız; ort yaş 7.0±3.0 yıl; dağılım 2-15 yıl) bilgileri geriye dönük olarak incelendi. Hastaların demografik özellikleri ve uygulanan tedavi yöntemleri (fizik tedavi ve rehabilitasyon, ortez, oral antispastik tedavi, botulinum toksin veya ortopedik cerrahi) kaydedildi. Serebral palsi şiddetini belirlemede KMFSS kullanıldı.

Bulgular: Hastaların büyük bölümü KMFSS’ye göre seviye 3, (%29.4) ve seviye 4 (%29.9) idi. Hastaların tamamına fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulandı. Kaba Motor Fonksiyon Sınıflama Sistemi’ne göre ayak-ayak bileği ortezi (AFO) kullanımı seviye 2 (%71.4) ve seviye 3’de (%43.6), oral antispastik ilaç kullanımı seviye 3 (%27.3) ve seviye 4’de (%25), Botulinum toksin uygulaması seviye 1 (%66.7) ve seviye 3’te (%74.5) ve ortopedik cerrahi uygulaması seviye 3 (%27.3) ve seviye 4’te (%28.6) en yüksekti. Kaba Motor Fonksiyon Sınıflama Sistemi seviyelerine göre AFO kullanımı (p=0.001) ve Botulinum toksin uygulaması (p=0.001) yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanırken, oral anti-spastik tedavi (p=0.28) ve ortopedik cerrahi (p=0.10) açısından anlamlı bir fark gözlenmedi. Fizik tedavi ve rehabilitasyon, oral anti-spastik tedavi ve Botulinum toksin uygulamalarının dağılımı, Avrupa Uzlaşı Bildirisi’nde yer alan tedavi önerileri ile uyumlu idi.

Sonuç: Serebral palsili çocukların KMFSS seviyeleri göz önünde bulundurularak, multidisipliner bir rehabilitasyon programı oluşturulmalıdır. Çalışmamızın SP’li çocukların ebeveynlerine multidisipliner tedavi programının açıklanmasında yardımcı olacağı kanaatindeyiz. Keywords : Serebral palsi; Kaba Motor Fonksiyon Sınıflama Sistemi; tedavi